Fenomenoloji Ders Notları

  • 23 Mart 2018
  • 344 kez görüntülendi.
Fenomenoloji Ders Notları

Fenomenoloji Ders Notları pdf

Fenomenoloji, 20. yüzyıl Avrupa felsefesi içindeki bir felsefe hareketidir.
•Felsefe yapmanın yeni bir tarzı olarak ileri sürüldü.
•Bunu ileri süren kişi Edmund Husserl.
•Tarih: 1900-1901 yılları.

Bu hareketin amacı:
•Felsefeyi, sözde/sahte sorunlar içine gömülmüş, soyut metafiziksel bir spekülasyon olmaktan çıkarmak.
•Felsefeyi hakiki sorunlarla, yaşayan/canlı deneyimle temasa geçirmek.

Fenomenolojinin kaynakları:
•Felsefedeki fenomenoloji hareketinin, William James’in radikal empirizmi ile pek çok ortak noktaları vardır.
•Ama fenomenoloji asıl olarak, Franz Brentano’nun deskriptif (betimleyici) psikoloji çalışmasının etkisi ile ortaya çıkmıştır.
•Deskriptif psikoloji: edimlerin ve bilinç içeriklerinin apriori bilimi.

Husserl’i etkileyen kişiler:
•Husserl kendi fenomenoloji kavrayışı ile Descartes’ın bilgi için güvenilir bir temel sunma projesi arasında bir bağlantı/paralellik görmüştür.
•Yine Husserl, kendi projesinin Neo-Kantçılık ile pek çok ortak noktayı paylaştığını görmüştür ve fenomenolojinin bir tür transandantal idealizm olduğunu kabul etmiştir.
Husserl’in çalışmaları onu ayrıca, zaman ve tarih üzerine olan bizim farkındalığımızı incelemeye yöneltmiş ve bu da yaşam-dünyası kavramını geliştirmeye ve Hegel’de tinin fenomenolojisini andıran bir biçimde kültürün evrimini incelemeye kadar götürmüştür.

Fenomenolojinin konusu:
•Şeylerin fenomenolojik betimlemesi
•Şeylerin oldukları haliyle, bize göründükleri halleriyle betimlenmesi
•Fenomenoloji deneyimin her türlüsü ile ilgilenir.
•Yaşanan deneyimin içine girdiği sürece, neyin incelenebileceğine bir sınır konmaz.

Fenomenoloji bir felsefe akımıdır:
•Fenomenoloji basitçe bir yöntem/metod, proje veya görevler/işlemler kümesi gibi anlaşılamaz.
•O bir felsefe okulu/akımıdır.
•Bu akımın içine Husserl ve onun kişisel asistanları
–Edith Stein, Martin Heidegger, Eugen Fink, Ludwig Landgrebe
•Husserl’in öğrencileri
–Roman Ingarden, Hedwig Conrad-Martius, Marvin Farber, Dorion Cairns, Alfred Schütz, Aron Gurwitsch ve diğer pek çokları girerler.

Fenomenoloji başka dillerde ve ülkelerde de etkili oldu.
•Başta Fransa’da Emmanuel Levinas fenomenoloji alanında bir gelenek başlattı ki bu daha sonra,
–Jean-Paul Sartre, Simone de Beauvoir, Maurice Merleau-Ponty, Michel Henry, Paul Ricoeur ve diğer pek çokları tarafından ilerletilip geliştirildi.

Almanya’da fenomenolojiye karşı çıkışlar da oldu.
•Rudolf Carnap mesela, Heidegger’in metafizik hakkındaki görüşlerine karşı çıktı.
•Theodor Adorno, Max Horkheimer ve Frankfurt Okulu fenomenolojinin sınırlılıklarını marksizmin bakış açısından eleştirdiler.

Yine Almanya’da başka çeşit felsefeler de fenomenolojiden doğup gelişti.
•Hans-Georg Gadamer fenomenolojik hermenötik akımını,
•Hannah Arendt ise modern dünyada insan eylemlerinin doğasını fenomenolojik bir bakışla ele alan bir felsefe geliştirdi.
•Jacques Derrida’nın dekonstrüksiyon/yapıbozumculuğu da kökenlerini yine fenomenolojide bulduğumuz bir felsefedir.

Fenomenoloji asla Husserl’in düşündüğü, istediği manada bir harekete dönüşmedi.
•Ama halen devam eden bilincin doğallaştırılması projesi karşısında, mevcut en kapsamlı/tutarlı felsefi seçeneği oluşturmaktadır.
•Bilincin yapılarını içeriden/içinden incelemeyi savunan fenomenoloji,
•Bilinci, doğa bilimleri ile üçüncü-şahıs perspektiflerine dayalı açıklamam çabalarına karşı bir meydan okumadır.
Ve bu iki yaklaşım arasındaki bu birbirine meydan okumanın 21. yüzyıl boyunca da devam etmesi bekleniyor.

Fenomenoloji ve 20. yüzyıl Avrupa Felsefesi
•Çalışmaları ile fenomenolojiye öncülük etmiş önemli düşünürler arasında Immanuel Kant, Georg Wilhelm Friedrich Hegel ve Ernst Mach gösterilebilir.
•Ama fenomenolojiyi, felsefe yapmanın resmiyette yeni bir tarzı olarak ilk ileri süren kişi Edmund Husserl’dir (1859-1938).
•Mantıksal Soruşturmalar eserinin (ing. Logical Investigations, alm. Logische Untersuchungen) ikinci cildinin birinci baskısının giriş bölümünde fenomenoloji, yeni bir felsefe yapma tarzı olarak ilan edilir (1900-1901)
•Burada Husserl, geniş kapsamlı bir bilgi kuramına duyulan ihtiyaçtan bahsederken “düşünme ve bilme deneyimlerinin fenomenolojisinden” söz eder.
•Burada Husserl, genel olarak deneyimlerin saf fenomenolojisini kasteder, yani bu fenomenolojinin konusunu kendi saf özünde sezgisel olarak yakalanabilen ve çözümlenebilen deneyimler oluşturur,
•yoksa deneysel olarak gözlemlenebilen ve gerçek olgular gibi ele alınan deneyimler değil.

•Husserl’in sözleriyle:
•Bu fenomenoloji, deneyimleri özsel kavramlar ve onların özünü yöneten kurallar cinsinden betimlemeli.
•Fenomenoloji, sezgide doğrudan doğruya bilinen özleri ve kökeni en saf haliyle bu özlerde bulunan bağlantıları ifade etmeli.

Görüldüğü gibi epistemolojik kavramlara açıklık kazandırılmasını hedefleyen Husserl’in 1900’deki projesi, 1913’de saf bilincin olduğu haliyle apriori transandantal bilimine evrilmiştir
•Husserl’in fenomenoloji kavrayışı derinleşip genişledikçe, kendisini yeni bir hareketin kurucusu gibi görmeye başlamıştır.
•Kendisi ve öğrencilerinin çabalarıyla da fenomenoloji hareketi aşama aşama gelişmiş ve bütün bir 20. yüzyıl Avrupa felsefesinin en önemli akımı haline gelmiştir.

Husserl kendini bir öncü gibi görüyordu, köktenci bir kurucu gibi.
•Halkını transandantal öznelliğin ülkesine/topraklarına götüren bir Musa
•Öğrencileri örgütlüyor, tutkulu araştırma projeleri planlıyor, bilinç konusunun çeşitli alt dallarına yönelik fenomenolojileri destekliyordu.

Husserl olgunluk döneminde iken, fenomenoloji uygulamasının,
–bakış açısında köktenci bir kayma,
–günlük hayata özgü doğal tutumun askıya alınması veya paranteze alınmasını
–dünyanın varlığını farzeden/varsayan dünya-varsayan yönelimsel edimlerin askıya alınması veya paranteze alınmasını
•gerektirdiğini düşünmeye başladı.
•Buna fenomenolojik indirgeme diyoruz.
Ders notunun tamamı: (127 SAYFA)

Notu İndir

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ